Ne
zamandır yokum meydanlarda. Yazacak şeylerim olmadığından değil de vaktim
olmadığından bu kayıp sürecim. Yoksa kimin yazacakları biter ki hayat durmadan…
Dışarıda
soğuk havalar hep hüzünlü anıları hatırlatır insana. İçini üşüten anılar bir
bir akıl sahnende oynarken pişmanlıklar, keşkeler sıralanır ardı ardına. Sonra ya
bir müzik çalara ya da bir kitap rafına uzanır el. Kendini okumak ister insan…
satırlarda, melodilerde… Her kitap avucunuzun içinde tuttuğunuz hayalinizdir
aslında. Ne arar ki insan satır aralarında? Her melodi ise dinlemeye
çekinmediğiniz anılarınızdır genelde. Benim çok geniş bir kitap ve müzik
arşivim var. Şöyle bakar oldum da az önce, ne kadar kasvetli kitaplarımın adı. Ben
yatıyorum işte o raflarda. Neyi ararken acaba o kitaba uzanmış elim? Asıl bu
sorunun cevabını bulmam lazım… Ya müzik arşivim? Bahsetmesem sanırım daha iyi
olacak. Kendime hiç bu kadar dışarıdan bakmamışım meğer. O zaman sorarım
şimdi,
Peki ya sen kimsin ve benim satır
aralarımda hangi seni arıyorsun?