Uzun zamandır
yazmaya ara vermiştim. Şimdi ise buram buram kahve kokan odamda kahvemi
yudumlarken, çalan bir Sezen AKSU şarkısı beni başka dünyalara götürüyorken iki
satır yazmak geldi içimden bugün.
Gitme zamanı gelmişti…
Gözyaşlarım, vedalarım, yazılarım, defterim, kalemim ve eski bir çantam… Şu
hayatta öğrendiğim tek şeydi iyi niyet ve sonrasında sabır. Sevdaya dair bir
öğreti yoktu çantamda. Bir başıma, yine kendimle baş başa ha birde yanımda
kocaman tecrübelerim tabi. Nereye gideceğimi bilmeden tüm duygularımı
sustuğunuz o sessizliğe emanet ettim. Sustuklarınızın arkasında dökülen
gözyaşlarımı yağmurla teselli etmek kaldı bana çoğu zaman. İşte bu yüzden gitme
zamanı…
Küçük sevinçlerimin
ardında herhangi bir gün, yine sıradan payımı düşeni yaşıyorum. Ay süzülürken
gökyüzünde dışarı çıkmak istedim dün gece. Sokak lambasının altından geçerken
gölgemi gördüm de duraksadım bir an… Sessizce ama sıkıca sarıldım kendime.
Kendimle de vedalaştım dün gece. Sizin eseriniz olan kendimle…
Avare bir halden
çıkma isteği ile gitme zamanı gelmişti… Artık gülmeye ihtiyacım olduğu için
gitme zamanı gelmişti…