05 Ağustos 2019

SEVMEYİN

Acısı acınıza benzer birini hiç sevdiniz mi? Sevmeyin… Nereden yandığını bilirsiniz çünkü. En çok yarasına iyi gelmek istersiniz, kalbine değil. Kaşını, gözünü, gülüşünü değil de hüznünü, uzaklara dalışını, ağzından dökülemeyen cümlelerini suskunluğunu seversiniz. Öyle fotoğraflarına bakıp içlenemezsiniz acısından sevdiğiniz kişinin. Tozlanmış duygularını seversiniz… Birlikte gülmek de neymiş ki onunla ağlamayı seversiniz. Başkalarına bülbül olan diliniz susar yanında. Sonra en çok geceleri sevmeye başlarsınız acılarınızı buluşturmak için. Ne oluyor bana diye soramazsınız kendinize, gözyaşını silemezsiniz, dokunamazsınız… Kendinden kaçar ya çoğu zaman insan, yüzleşmekten, gerçeklerden. İşte şimdi kendinize yakalanmış gibi hissedersiniz.

Acısı acınıza benzer birini hiç sevdiniz mi? Sevmeyin… Duyduğunuz cümlelerde ne demek istedi acaba diye düşünmenin güzelliğini özlersiniz çünkü birisini acısından sevince suskunluğunda ne söylediğini anlarsınız.
Acısı acınıza benzer birini hiç sevdiniz mi? Sevmeyin… Yılları, mevsimleri hiçe sayarsınız da zaman kavramı anlamını yitirir. Kara bulutların içinde güneş, çöllerde yağmur vardır acısından sevince.
Acısı acınıza benzer birini hiç sevdiniz mi? Ben sevdim… Sabahlara kadar uykusuz kaldım. Ona ait günahlarım var benim bir o kadar cesaretle atılmış adımlarım var. Hepsi bir yana ben sevdim demek için acılarımın yankısı, duygularımın ezgisi var. Acımı, acıyan yanımı sevdim, bilmeden yaralarımı sevdim.
Acısı acınıza benzer birini hiç sevdiniz mi? Sevmeyin…

Hiç yorum yok: