Konuşamadığımız çok şey var bizim... Kelimelerin kulaklarını tıkadığı, cümlelerin birlikte görülmeyelim diye gizli gizli buluştukları suskunluklarımız var...
12 Şubat 2011
KIRMIZI RENK ZAMAN...
Niye kırmızı demi? Kırmızı değil mi kan, sex'in rengi kırmızı değil mi, yılbaşında uğur getiren renk kırmızı değil mi, kırmızı değil mi aşkı anlatan renk, KIRMIZI... Benim rengim kırmızı, o yüzden zamanda kırmızı olsun istiyorum. Üzüntümüde kırmızı anlatsın, sevincimide.
İçime aksın gözyaşlarım bu sefer. Acıtmasın görenlerin kalbini. Masamız kurulsun yine. Huzurdan olsun masa örtümüz, tabaklarımız geçen yıllardan olsun, kadehlerimiz acılarımızdan olsun, içkimiz aşkımızdan olsun. Verin bir kadeh bana, acı içinde aşk içmek istiyorum ben. Bir kadeh daha verin; sonra güzel dünya bana, mutluyum, huzurluyum, gülüyorum. Evet evet böyle çok güzel, bir kadeh daha o zaman! İşte artık güzel değil dünya, o son kadeh içilmeyecekti. Tadında kalacaktı aşkta, acıda. Şimdi yorgunum, başım dönüyor, midem bulanıyor. Neyi fazla içtim ben? Ney dokundu bana? Neyin kiri bulaştı elime?
Ve işte yeni bir gün. Baş ağrısı ile başlarsın güne, o son kadehin yüzünden. Neyi umursamak istersen onu umursarsın bugün, neyi hatırlamak istersen onu hatırlarsın düne dair. Pişmanlıklar, keşkeler alır gider mi peşini, yoksa ''iyi ki''ler mi yazarsın defterine bu kez?
Düşündük demi şimdi acabalarımızı, keşkelerimizi, iyikilerimizi... Hangileri daha çok peki? Ne çok soru soruyorum demi? Merak ediyorum sadece kimler benimle aynı şeyleri yaşıyor. Ben böyle içimi döküyorum ya, acaba kimler susmak zorunda kalıyor, kimlerin gözyaşı ne renk akıyor? Merak ediyorum işte sadece o kadar...
Neyse şimdilikte yazacaklarım bu kadar sanırım. Zaman akıp geçiyor tutmak elimizde değil. Neler neler istesekte zamandan gerçekleşmesi yine zaman alacak...
UMARIM BİR GÜN ZAMAN KIRMIZI OLUR.. AŞKI ANLATAN KIRMIZI TABİKİ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder