Çok merak ediyorum acaba Can
Yücel ‘’sevdiğin kadar sevilirsin’’ derken ne içiyordu?, yada ne düşünüyordu? Kim
sevdiği kadar sevilmiş ki? Her kimse aşktan bahseden, hep biri daha fazla
sevmiyor mu? Hep biri daha fazla taviz vermiyor mu kendinden? Hep biri, hep biri işte ama hiç bir zaman iki
kişi aynı anda değil. Yürekte ki yükler hiç bir zaman eşit değil...
Her zaman
daha çok seven taraf olmak, daha çok taviz veren taraf olmak, hatta bazen
karşılıksız sevmek sadece güçlü insanların marifetidir. Çünkü karşılık
bekledikçe gücünü kaybeder insan ve anlamını yitirir aşk.
Yalnızlığın anlamı nedir? Yalnızlık
bence aşka karşılık alamamaktır. İşte bu yüzden insanların çoğu yalnızlığını
paylaşmak istemez bence. Yalnızlığını süsleyecek ruhu kendi içinde hapsetmiştir
zaten. Acaba şimdi ne yapıyor? Kimlerle birlikte? Yorgun mu? Sıcak çayını
yaptılar mı? Sevdiği müziği çaldılar mı? Ve daha bir sürü şey... Eğer birde
saklıysa içinde her şey bu soruların ardı arkası, kurulan hayallerin ucu bucağı
gelmez. En çok ne yemeyi sever? Hangi rengi daha çok seviyor? Hangi tür müzik
dinler? Çayını kaç şekerli içer? Kitap okur mu? Geceleri sokağa çıkmayı sever
mi? En çok hangi arkadaşlarıyla birlikte olmaktan hoşlanır? Hangi takımı
tutuyor? Ve en önemlisi; Tanısa o da
beni sever mi?
Neyse işin özü kimse sevdiği
kadar sevilmiyor. Hep bir taraf daha eksik, yaşanan mutluluklarda hep bir taraf
daha çoşkulu, ayrılırkende hep bir taraf daha çok acı çekiyor bu yüzden...
Dip notlar:
- Aşk: Karşılıklı iki insanın birbirini sevmesi ve mutlu anlar yaşayarak mucizeler yaratması.
- Plotonik Aşk: İnsanın gideceği yeri bilmesi fakat gidememesi.
- Karşılıksız aşk: İnsanın hissettiği sevgiyi kıymetlendirerek sahip çıkan olmamasına rağmen o sevgiyi terketmemesi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder