Şimdi kulaklarımda hep dinlediğim
müzik listem, zihnimde yenilenen düşünceler. Hangisini anlatmalı, hangisini
paylaşmalı bilmiyorum ama bir yerden başlamalı.
Yenilikleri sindirmek ne kadar
uzun zaman alıyor. Tam sindirdim derken kopmaya başlıyor sanki bir yerlerden
bir şeyler. Yüzünüze hüzn-ü darbeler alıyorsunuz resmen. İhtiyacınız belki bir
sigara dumanı belki bir kadeh… Düşünürken hep nedense saate bakar gözler. Gecikmişlik
hissi midir bunu yaptıran yoksa, yoksası falan yok tamamen gecikmişlik hissi
bunu yaptıran. Yoktu o kadar acı, hüzün neden yoktan var oldu ki? Bazen öyle
bir hal alırım ki istemsizce elim gitarıma gider, sanki hep duyarmışım gibi bir
melodi çıkar parmaklarımdan. Hani derler ya ağlattı diye öyle bir şey sanki. Kim
bilir belki de hep duyduğum bir melodidir…
Hayatımda kötü olan şeyler
küçülsün diye gözümde, iyileri listelemeye kalkıyorum. Ardından derin bir nefes
çekme ihtiyacı ile vazgeçiyorum. Hatta tutup nefesimi dışarı doğru veriyorum çünkü
bu nefeste pekte iç açıcı şeyler olduğunu düşünmüyorum.
Yaklaşık bir ay gibi bir aradan
sonra fazla derine girip modu değiştirmek istemiyorum. Şimdilik bu mod iyi diye
düşünüyorum. Okurken hafiften düşünme ihtiyacı hissettiren ve bittiğinde
hafiften yarıda bitmiş hissi bırakan bir yazı. Ve benim için günün sözü bir
arkadaşımın face’in de okuduğum şu sözdür:
“ya hep sarhoşsak ve içince ayılıyorsak...”
Herkese iyi
geceler…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder