21 Ağustos 2012

OnSekiz


Uzunca bir tatil arasından sonra tekrardan merhaba... O kadar çok yazacak anlatacak şey birikti ki hangisinden bahsetmeliyim bilmiyorum. Sarılmak ne kadar güven verici bir eylemmiş. Yaklaşık bir sene sonra hissettim bu güveni ve huzurlu nefesi.
Öyle zama gelir ki zaman su gibi akar, öyle bir zaman gelir ki bir gün yıl gibi geçer. Hüzün, keder, daha önce hiç yaşamadığım kadar büyük kalp kırgınlıkları ve yine hiç olmadığım kadar mutluluk... Şimdilerde ne mutluluğa anlam yükleyebiliyorum, ne de hüzne. Görünmez bir mezar adeta zaman. Ağustosun çılgın sıcakları son bulmaya başlarken sonbahar çalıyor kapıyı sararmaya başlayan umutlarla birlikte. Dalına tutunamamış her umut yavaş yavaş yere düşecek ve yeşermek için ilkbaharı bekleyecek... Ben nerdeyim bir bulabilsemde sonra seni aramaya başlasam yapraklarını dökmeden sen. Ağlamamalısın der bir şarkı mısralarında ve dinleriz o şarkıyı saklamaya çalışıtığımız gözyaşlarımızla.
Her gidenin dönüş yolu farklıdır. Kimisi şafak sayar, kimisinin şafağı bile yoktur dönmek için. Şimdi küçük sevinçleriniz sizin olsun, benim sessiz çığlıklarım bir şarkı olup geçiyor gözlerimin önünden...

İyi Dinlemeler...


 

Hiç yorum yok: