22 Ağustos 2012

Zamanın Kurbanı


Geçmişe dair deli bir özlem var yüreğimde. O kadar ki, bu özlemin şiddeti ile günümden tad dahi alamıyorum. Geçmiş derken; 6-7 sene öncesi işte...
Benim zamanımda heycanlar masumdu. Bir erkek akşam kızı yatağa atacağım diye heycalanmazdı. Bir kız ne zaman öpüşeceğiz diye geceleri hayaller kurmazdı. Ne bileyim, benim zamanımda ya pencereden baktığımda beni görürse gibi masum heycanlar vardı. Eli elime değdi diye utanırdık biz. Zamanın kurbanı oluyoruz hepimiz.
Şimdi herkes herkesi çok rahat seviyor. Şu ona buna ruhsat vermeler var ya keşke duygularda da olabilse. Ruhsat nedir? İnsanlığa uygunluktur bir nevi. O zaman “seni seviyorum” demek için bir ruhsat alabilir miyim? Yoo efendim öyle hemen veremiyoruz önce “ben oturdum düşündüm taşındım” ruhsatı almanız gerekiyor, sonrasında hemen espiri yapabilme, anlayışlı olabilme, sabırlı olabilme, dürüstlük, sadıklık vesaire vesaire sınavlarından geçtikten sonra “seni seviyorum” ruhsatı alabilirsiniz. He tabi ortalıkta malum ruhsatını almış ama terketmiş çok insan var. Bunlarada bir gün pişman olup geri dönmek isterlerse diye “avcunu yalama” ruhsatı verebiliriz...
Sevmesi kolay olduğu gibi terketmesi de kolay anladığınız gibi. Asıl kolay olan duygular... Hiç tanımadığımız birine, öldürmek istercesine kin besleyebilen bir canlı olmadık mı? Hiç tanımadığımız birine bedenimizi teslim edecek kadar kolay aşık olmadık mı?
Hep gitmek isteyipte gidemediğim o yerden, hep olmak isteyipte olamadığım o kişiye yazmış olayım bu yazımı... Her şey kolay, asıl zor olan Birlikte Ölmeye Cesaret Etmek.

Hiç yorum yok: