Bazen gerçekler yüzleşmek
istemeyeceğiniz kadar acı gelmiyor mu sizede? Yoksa bu sadece bana mı oluyor? Herşeyden
öyle ustaca kaçıyorum ki, çünkü duyacaklarım önce benim canımı yakacak sonra
benim söyleyeceklerim başkalarının canını... Sustukça büyümedik mi zaten? İçimize
ata ata büyümek zorunda bırakıldık. Küçükken büyümek adına yaptığım duaların bu
kadar çabuk kabul olacağını düşünmemiştim. Büyümek istemek yaptığım en çocukça
hata...
Şimdilerde pusulası kaybolmuş bir
kaptan gibiyim denizin ortasında. Zifiri karanlıkta ne önüm belli ne de
kıyılara yakın olduğuma dair fener var ortalarda. Eğer kürek çekecek gücüm hala
varsa savaştığım bir şeyler vardır. Fakat eğer oturmuş bir dalga çıkmasını ve
kıyıya vurmayı bekliyorsam kendim için bile savaşacak gücüm kalmamış demektir. He
peki sen ne yapıyorsun diye sormayın sakın. Çünkü ne yaptığımı bende
bilmiyorum. Kalkıp kürek çekiyorum, iki kürek sonra pişman olup bırakıyorum...
Size sus artık diyen biri çıkana
kadar her şeyi konuşun. İnanın ki susmak erdemlik falan değil sadece
aptallık...
Geceniz aydınlık, yıldızınız
parlak, yüzünüz güleç olsun ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder