21 Temmuz 2012

Peki


Kaç kere “peki” dedik karşımızdaki insana? Çok kez dedik elbet düşünmeye gerek yok. Peki bir soru daha kaç kez gerçekten kabul ettiğimiz için “peki” dedik? Hmm sanırım bu soru biraz zor oldu. Çoğu kez yorgun düştüğümüz için peki deriz. Açıklama yapmaktan kaçtığımız için peki deriz. Konu kapansın diye peki deriz. Ve en önemlisi bunu sanki karşıdaki kişi anlamıyormuş gibi rahat yaparız.
Kaç kez canınız yandı gerçekten? Ohooo dediğinizi duyar gibiyim burdan. Peki kaç kez GERÇEKTEN canınız yandı? Dönüp bir önceki cümleyi okumayın evet aynısını sordum, sadece vurguyu değiştirdim o kadar. Aslında canınız hiç yanmadı, yani canınızı başkaları hiç yakmadı... Kaç kere olmayacığını bildiğiniz şeyin hayali ile süslediniz gecelerinizi? Her gece... Hayallerimizdi canımızı yakan her seferinde, üstelik kendi kurduğumuz hayallerimiz... Hayallerimize dahil ederken onlara sormadık çünkü...
Geçmişte kalan kaç kişiyi gerçekten unuttunuz? Hiç birini...! Yoo ben unuttum demeyin hiç, unuttum derken bile kimi unuttuğunuzu hatırladığınızı gözünüzden kaçırıyorsunuz. Yaşananların hiçbiri unutulmak için yaşanmadı bence. Belki yenileriyle kıyaslanmak için, belki ders almak için ama boş yere değil...
Ne acılarım, ne peki’lerim, ne hayallerim benimde bitmedi ve kimse içinde unuttum onu demedim. Bende hayallerime dahil ederken insanları kimseden izin almadım ve bu yüzden hayallerimden bir anda çıktıklarında da onları suçlayacak yüzüm olmadı...
Neyse o kadar çok yazacak şeyim var ki aslında bu sefer ama biraz kafamı toplarlamak istiyorum. Hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin ama yıkılan hayallerinizin sorumluluğunuda başkalarına yüklemeyin...
He bu arada gülmek size çok yakışıyor =)

Hiç yorum yok: